Eleştiriye eleştiri
En çok kullandığımız ve sonra da; “hiç eleştirmeyecek miyiz?” diye sorarız… Oysa en çok yaptığımız konu eleştiri… Yapmadığımız yada yapamadığımız, doğrusunu ortaya koyamama…
Yani, icraata gelince işi sarpa vurmamız…
Eğer destan yazılacak olsa yazarız evelallah…
Hükümetler kurup, hükümetler deviririz sözde…
Muhalefetsek vaat etmediğimiz kalmaz…
Gökteki yıldızlar hariç…
İktidara gelince değil vaatlerimizi bildiklerimizi bile unuturuz…
Benim adamımsa her yaptığı doğrudur…
Seninkiyse her doğrusu yanlış…
İşte bizim çıkmazımız…
O kadar çok eleştiren bir topluluk olduk ki…
En iyi yaptığımız iş oldu eleştiri…
Ve ben bu eleştiriyi eleştiriyorum bugün sayemizde…
Nede olsa en kolay iş…
Söylemesi de yazması da…
Sıralayacak olsam rakamlar yetmez…
Yanlarına harfler koymak gerekir bir de…
Halbuki güleriz bazen ağlanacak halimize…
Tv’lerde nasıl el yıkanacağı anlatılıyor moda tabirle yurdum insanına…
Çok da güzel yapılıyor…
Şahit olmuyor değiliz aksine…
İnsan şüpheye düşüyor tokalaşma konusunda gördüğü manzara karşısında…
Bu en küçük ve bir o kadar da sıradan bir misal…
Daha toplum içine henüz girmeden…
Otobüsten durağa, oturmadan yatmaya kadar…
O kadar çok ki eleştirilecek…
Trafik canavarı olma korkusuzluğu…
Bunca gözlenen dehşet görüntülerine rağmen…
Bazen evden gideceğiniz yere varıncaya kadar kaç kez yüreğiniz ağzınıza gelir…
Ya da küçük korkular yaşarsınız alışkanlık yapmadıysa…
Hep eleştirir ama yine yaparız…
Ve bizim bitmez tükenmez bir enerjimiz vardır…
Eleştirmek için…












