GÜLSİN HARMAN
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan Birleşmiş Milletler (BM) sıklıkla ‘meşruiyet sorunu’yla karşı karşıya kaldı. Daimi üyeler ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin’e Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) tanınan veto hakkı, o dönemde ‘büyük güçleri uzlaşmaya zorlamak’ için önemli bir araç olarak görülse de bugün BM’nin küresel güç dengesini yansıtmaktan uzak olması ve kriz anlarında karar alamaması gibi sorunlarının altında yatan neden... Rusya ve Çin’in veto gücü ile Suriye krizinde BMGK’yı kilitlemesine tepki gösteren Genel Sekreter Ban ki-Moon, “Neredeyse bütün üyeler reformu destekliyor ama nasıl yapılacağında uzlaşılamıyor” demişti.Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun “21. yüzyılın ihtiyaçlarına cevap vermiyor” sözleriyle eleştirdiği BMGK’da reform isteyen devletlerin görüş ayrılıkları statükoyu sağlamlaştırıyor. Brezilya, Almanya, Japonya ve Hindistan, daimi üyelik elde etmek icin kurulan G-4 grubu kapsamında çalışıyor. BM’ye sağlanan maddi katkıda tüm üyeler arasında Japonya’nın ikinci, Almanya’nın üçüncü olması ‘daimi koltuk’ talebini güçlendiriyor. Fakat İtalya önderliğinde Türkiye’nin de dahil olduğu “Oydaşma İçin Birlik Grubu” ancak geniş bir katılıma dayanan reform istiyor. İtalya, Almanya’nın daimi üyeliğine karşı iken Brezilya’yla Latin Amerika’da güç çekişmesi yaşayan Arjantin ile Hindistan’ın ‘ezeli rakibi’ Pakistan da bu grupta aktif.
Kulislerde beş daimi üyenin veto yetkisine dayanan sistemin degiştirilmesi hemen beklenmese de farklı formüller dile getiriliyor. BM’nin meşruiyetini güçlendirmek için G-4 grubuna ‘veto yetkisi olmayan daimi üyelik’ önerilebileceği konuşulsa da kabul göreceği meçhul... Afrika’yı temsilen 10 ülkenin kurduğu C-10 grubu reform müzakerelerini yürütüyor. Fakat C-10’un lideri Sierra Leone’nin Çin’e yakınlığı soru işaretleri yaratıyor. YARIN:
- BM, İran ve Ruhani’yi bekliyor.
- Ani değişiklikle İsrail Başbakanı Netanyahu son gün en son sırada konuşacak.













