Dünya Öğretmenler Günü’nün geçmişi, uluslararası öğretmen örgütlerinin katkılarıyla 5 Ekim 1966 tarihinde UNESCO tarafından “Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı”nın alınmasına dayandığını ifade eden Göl, Tüm dünya öğretmenleri için önemli olan tarihi kararla öğretmenlerin toplumsal statüsüne yönelik önemli bir adım olmuştur. Öğretmenlerin sadece okul içinde değil, toplum içinde de yerine getirdikleri görevin taşıdığı önemi, uluslararası düzeyde belgeleyen, öğretmenlerin tüm sorunlarını ele alan ve durumlarını tüm ayrıntıları ile düzenleyen kararın yıldönümü olması nedeniyle 5 Ekim tarihinin öğretmenlik mesleği açısından evrensel bir önemi vardır"dedi.
12 EYLÜL'DE 3700 15 TEMMUZ'DA 28 BİN 163 ÖĞRETMEN....
Öğretmenlerimiz 5 Ekim’i hukuksuz ihraçlar ve açığa almalarla karşılıyor diyen Göl, "Yıllardır ülkenin dört bir yanında fedakarca görev yapan öğretmenlerin önemli bir bölümü "Dünya Öğretmenler Günü’nü" darbe girişimi sonrası yaşanan ihraçlar, açığa almalar, gözaltı, tutuklama, soruşturma ve sürgün gibi anti demokratik uygulamalar ile karşılamaktadır. Türkiye’de on binlerce öğretmen sadece sendikalı olduğu, sendikalarının aldığı eylem kararlarına katılarak demokratik haklarını kullandığı için cezalandırılmak ve sindirilmek istenmektedir. Sendikal faaliyetleri yasa dışı bir şekilde şuç kapsamına almaya çalışan MEB’in zorlaması ile 20 bine yakın Eğitim Sen üyesi cezai yaptırımlar üzerinden yıldırılmaya çalışılmaktadır. 12 Eylül darbesi sonrasındaki süreç dahil, geçmişte yaşanmış darbe dönemlerinde bu kadar yoğun ve kapsamlı öğretmen kıyımı yaşanmamıştır. 12 Eylül darbecileri 3700 öğretmeni ihraç ederken,15 Temmuz darbe girişimi sonrası ihraç edilen öğretmen sayıyı 28 bin 163’tür. 15 Temmuz darbe girişiminin başarılı olması halinde yaşanacak ne varsa, geçtiğimiz 2,5 ay içinde bire bir yaşanmakta, kamuda ve eğitimde yaşanan ihraçlar ve açığa alma uygulamaları ile 1 milyonu aşkın öğrencinin eğitim hakkı Hükümet-MEB işbirliği ile fiilen engellenmektedir dedi.
"Öğretmenlerimiz 5 Ekim’i Hukuksuz İhraçlar ve Açığa Almalarla Karşılıyor"
Göl, "Yıllardır ülkenin dört bir yanında fedakarca görev yapan öğretmenlerin önemli bir bölümü Dünya Öğretmenler Günü’nü darbe girişimi sonrası yaşanan ihraçlar, açığa almalar, gözaltı, tutuklama, soruşturma ve sürgün gibi anti demokratik uygulamalar ile karşılamaktadır. Türkiye’de on binlerce öğretmen sadece sendikalı olduğu, sendikalarının aldığı eylem kararlarına katılarak demokratik haklarını kullandığı için cezalandırılmak ve sindirilmek istenmektedir. Sendikal faaliyetleri yasa dışı bir şekilde şuç kapsamına almaya çalışan MEB’in zorlaması ile 20 bine yakın Eğitim Sen üyesi cezai yaptırımlar üzerinden yıldırılmaya çalışılmaktadır. 12 Eylül darbesi sonrasındaki süreç dahil, geçmişte yaşanmış darbe dönemlerinde bu kadar yoğun ve kapsamlı öğretmen kıyımı yaşanmamıştır. 12 Eylül darbecileri 3700 öğretmeni ihraç ederken,15 Temmuz darbe girişimi sonrası ihraç edilen öğretmen sayıyı 28 bin 163’tür. 15 Temmuz darbe girişiminin başarılı olması halinde yaşanacak ne varsa, geçtiğimiz 2,5 ay içinde bire bir yaşanmakta, kamuda ve eğitimde yaşanan ihraçlar ve açığa alma uygulamaları ile 1 milyonu aşkın öğrencinin eğitim hakkı Hükümet-MEB işbirliği ile fiilen engellenmektedir" dedi.
"Sözleşmeli/Güvencesiz İstihdam ve Mülakat Uygulamasından Vazgeçilmelidir"
Gö hükümete yönelik eleştirisini şu sözlerle sürdürdü: Yıllardır genelde kamu istihdamında, özelde ise eğitimde güvencesiz, esnek ve performansa dayalı istihdam politikalarını hayata geçirmek isteyen hükümet, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ilan edilen OHAL kapsamında çıkardığı 668 sayılı KHK ile mülakat uygulaması üzerinden “sözleşmeli öğretmenlik” uygulamasını başlatmıştır. Yapılan mülakat sınavlarında sorulan sorular tam bir kara mizah örneği olarak karşımıza çıkmıştır. Mülakata alınanlar öğretmenlik mesleği ile uzaktan ve yakından ilgisi olmayan sorulara muhatap olmuştur. Sorulan sorular arasında “Reis denilince aklınıza kim geliyor?”, “Oruç tutuyor musunuz?”, “Yılbaşı kutlaması yapıyor musunuz?, “Gezi’ye katıldınız mı?” vb gibi öğretmenlik mesleği ile hiç ilgisi olmayan, tamamen siyasi içerikli sorular bulunması, iktidarın mülakat uygulamasını daha önce yaptığı gibi “siyasi torpil” olarak işlettiğini göstermektedir.
Yapılan mülakat sınavlarının öğretmen yeterliliklerini ölçmekten çok siyasal beklentileri karşılama amacına hizmet ettiğini yaşayarak bir defa daha görmüş olduk. Bu nedenle torpile ve önceden hazırlanmış listelere dayandırılma endişesi yaratan mülakat sınavları iptal edilmeli öğretmenler KPSS puan üstünlüğü sıralamasına göre kadrolu olarak atanmalıdır.Göl, ömürleri darbelere karşı mücadele ile geçmiş, her darbenin ardından en ağır bedelleri ödeyen eğitim ve bilim emekçileri yeniden büyük bedeller ödemeye mahkum edilmek isteniyor şeklinde konuştu.














