Gündoğmuş İlçesi’nde bulunan Uçansu Şelalesi'nin de içerisinde bulunduğu ve UNESCO tarafından ‘Dünyada yaşanılabilir 15 doğa havzası’ listesine alınan Alara bölgesine yapılması planlanan Kamer HES projesi için verilen 'ÇED Olumlu' raporu bölge halkı tarafından tepki topladı. Raporun iptali için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine dava açan köylülere Antalya Lions Kulübü’de destek verdi.Dava konusu olan Gündoğmuş İlçesi'ndeki Alara Nehri üzerinde kurulması planlanan 7 HES'ten ikisi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca verilen 'ÇED Olumlu' raporları köylüler tarafından büyük tepkiyle karşılandı. İçerisinde Uçansu Şelalesi’nin de bulunduğu bölge 2008 yılında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) tarafından ‘Dünyada yaşanılabilir 15 doğa havzası’ listesine yer aldı. Bu alana yapılması planlanan HES projesine karşı çıkan köylülerin verdiği hukuksal mücadele sonucunda proje 2013 yılında Antalya 1'inci İdare Mahkemesi'nce iptal edildi.“DOĞA KATLİAMI”Bölgede hayata geçirilmesi planlanan ‘Hayat 1’ ve ‘Hayat 2’ regülatör ve HES projelerine karşı hukuk mücadelesini kaybeden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mahkemenin ilk projede iptal ettiği alanın üst tarafında planlanan Kamer HES Regülatörü ve HES projesi için 'ÇED Olumlu' raporu verdi. Köylüler, Antalya 2'nci İdare Mahkemesi'ne Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine dava açarak, HES projesi için yürütmenin durdurulması ve ‘ÇED Olumlu' raporunun iptalini talep etti. HES’e karşı verdikleri hukuksal mücadeleyi anlatan Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği, Seçilmiş Genel Sekreteri Mevlüt Güven, kendisinin de Alara bölgesinde bulunan Köprülü Mahallesi’nin bir sakini olarak HES projesi iptali davacılarından olduğunu söyledi. Yapılacak olan HES’in bölgede bir doğa katliamına yol açacağını savunan Mevlüt Güven, “Alara Uçansu Şelalesi, dünyada kar suyuyla beslenen 5 şelaleden birisidir. Çok özelliği olan bu şelale 1991-92 yıllarında şelalenin 2 kilometre güneyine kadar doğal sit alanı olarak ilan edildi. Onun için bu bölgede herhangi bir yapılaşma ve diğer işlemlere izin verilmemekte. Ancak son dönemde bu su üzerine HES projeleri oluşturuldu. Biz de bu HES’lere karşı bir mücadele başlattık.” dedi.SADECE ADI DEĞİŞTİ Verilen mücadelenin ardından ‘ÇED Olumlu' raporunun çıkmasıyla dava sürecine tekrar başladıklarını belirten Mevlüt Güven, “Kazandığımız davanın ardından bakanlık, ayrı bir firmaya başka bir proje adı altında ve üstelik projenin içerisine kum, çakıl ocaklarını da dahil ederek HES yapımı için ihale etmek istedi. Biz yine bu konuda dava sonuçlarının olduğunu ve buraya HES yapılamayacağını ifade ettik. Ancak onlar yapılması konusunda direndiler. Şimdi yeni bir ÇED raporu yazıldığı öğrendik. Çünkü bize yazılı bir bilgide vermek istemiyorlar. Biz buranın bilgisini istediğimiz de ise Mersin ve Muğla’nın bilgisini veriyorlar.” diye konuştu.“MASA BAŞINDA ONAY VERMESİNLER”İçerisinde bulundukları alanın dünyaca ünlü bir havza olduğunu anlatan genel sekreter Mevlüt Güven şöyle konuştu: “Bu suların ortadan kaldırılmaması gerekiyor. Burasını UNESCO ve Dünya Sağlık Teşkilatı, dünyada yaşanabilir 15 havzadan birisi olarak ilan etti. Böyle önemli bir havzanın HES ile yok edilmesi çok yanlış bir şey. Yine bu çay üzerinde 10’a yakın alabalık çiftliği var. Bu çiftliklerde yıllık 30-40 milyon balık üretiliyor. Eğer bir ekonomik değer yaratılacaksa, ekolojik dengeyi bozmadan ilerlenmesi gerekir. Bu çayın kenarındaki insanların tamamı mülk sahibi ve tarımla uğraşıyor. Bu suya ihtiyaçları var. Hem doğal sit alanı hem de dünyanın yaşanılabilir bir havzası ilan edilmiş bu alanın kamu tarafından da korunması gerekiyor. Buraya masa başında ‘olur’ verenler, önce buraya gelerek bizzat kendileri görsünler. Kararı masa başında değil, incelesinler, baksınlar ki burada böyle bir şeye ihtiyaç var mı? Çünkü üretilecek olan enerji, bu bölgede tüketilecek olan enerjiyi de karşılamıyor. Teknik insanlara incelettiğimizde budu gördük. Burada zaten organik kiraz, elma üretimi başladı. Devlet HES değil, bu konularda bölgeye yardım etmeli. Buradaki sağlık ocağı, okul ve karakollar son 5 yıl içerisinde kapatıldı. Bizlere bu konularda yardım edilirse burada büyük bir kalkınma olacak ve göçte sonlanacaktır”LİONS’TAN DESTEKKöylülerin verdikleri mücadeleyi haklı bulduklarını belirten Lions Kulübü 5’inci Kesim Başkanı Teoman Akçalı ise şunları söyledi: “Burada olma sebebimiz bu doğal güzelliğe HES yapılmamasıdır. Tüm Türkiye’deki HES’lere biz Lions’lar olarak bir direnç göstermek adına buradayız. Çünkü doğanın hiçbir şekilde yerine gelmeyeceğini biliyoruz. Burada yapılan tarım, balık üretimi ve organik meyve üreticiliğinin HES ile birlikte yapılması imkansız hale gelecek. Bu yüzden tüm halkımızın buraya sahip çıkmasını istiyoruz”SON İNSANA KADAR MÜCADELEAlara bölgesinde bulunan Köprülü Mahallesi Muhtarı Ayhan Yılmaz da mücadelelerinin sonlanmayacağını anlatarak, köyde tek bir kişi kalana kadar hukuksal mücadelenin verileceğini söyledi. Muhtar Ayhan Yılmaz, tüm dünyanın güzelliğine imrendiği ve korumaya çalıştığı bir bölgenin ülke içinde değersiz hale getirilmeye çalışılmasını ‘mantık dışı’ olarak değerlendirdi. Yılmaz petrol savaşlarının yerinin su savaşlarına döndüğünü belirtirken, HES santrallerinden elde edilecek enerjinin sadece santralin kurulacağı bölgenin enerji ihtiyacını bil karşılamasının mümkün olmadığını hatırlattı.ŞELALE FOTOĞRAFLARI
GÜNDEM
Yayınlanma: 15 Haziran 2015 - 19:11
Güncelleme: 16 Haziran 2015 - 16:35
LİONS'TA HES'E HAYIR DEDİ
Alara Çayının başlangıç noktası olan Uçansu Şelalesine yapılmak istenen HES projesine tepkiler büyüyor.
GÜNDEM
15 Haziran 2015 - 19:11
Güncelleme: 16 Haziran 2015 - 16:35













