"BÜYÜK İDARİ KUSUR OLDUĞUNU KABUL EDİYORUZ"ÖSYM Başkanı Prof. Ömer Demir, 2017 ÖSYS sonuçlarıyla ilgili yaşanan skandal sonrasında bugün istifa ettiğini açıkladı.Demir, yaptığı basın toplantısıyla istifasını duyurdu.Demir açıklamasında; "Ayrılma talebimi ilgili makama sundum. Büyük idari kusur olduğunu kabul ediyoruz" dedi.
"ŞAİBELİ DİYE BİR ŞEY SÖZ KONUSU OLAMAZ"Demir, basın mensuplarının soruları üzerine "Şaibeli diye bir şey söz konusu olamaz. Bu kural ilk kez bu yıl gelmiş. Üst üste gelince böyle bir hata ortaya çıkmış oldu. Bütün adaylar cevap kağıtlarına ulaşabiliyorlar" dedi.
Personelin kasıt taşımayan dikkatsizlikleri sonucu ortaya çıkan yerleştirme hatası nedeniyle ÖSYM'nin kurum olarak tartışılmasının önüne geçmek maksadıyla görevden ayrılma talebimi ilgili makama bugün itibarıyla sunmuş bulunmaktayım.
"HATA YAPTIK NE YAPACAĞIZ"Yapan 3 arkadaş akşam saatlerinde bana gelip böyle bir hata yaptık ne yapacağız dediler? Yapılacak olan hatayı düzeltip kamuoyunun bilgilendirilmesidir dedik ve bahsettiğim süreç böyle çalıştı. O arkadaşlarla ilgili ben kasıtsız bir kusur olduğunu gördüm ve onlara verilebilecek yaptırımın benim istifam bağlamında bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Yanlışlıkla yerleştirilen kişiler için nesnel hak mahrumiyetinden bahsedemeyiz ama idari kusur olduğunu kabul ediyoruz. Yanlışlık sonucu kişi bir hak kazanabiliyor olamaz. Kurum hata yaptıysa hatasının karşılığı yapılabilir. Kusurumuz var kurum olarak böyle yapmamalıydık.
"BİNLERCE KİŞİ KAMUDAN İHRAÇ EDİLDİ""ÖSYM'nin sistematik çalışması ve yapmasıyla ilgili bir güven sorunu olduğuna dair bir algı yok bende. Ama 2010 meselesi memleketimizin başına kabus gibi çökmüştür. Binlerce kamu görevlisi kamudan ihraç edilmiştir. Bütün bu kurumlara verilen zarar gibi buraya da zarar verilmiştir. Bunun dışında bu kurumun kendi doğal çalışma düzeni içerisinde kusur üretme meselesine ilişkin sabıkası söz konusu değil" dedi.
"İKİLİ YERLEŞTİRME YAPILABİLİR"Bu kuruma sahip çıkmalıyız. Hepimizin haklarını elde etmesinde rol alan bir kurumdur. Buna sahip çıkmak buradan ayrılmayı gerektiriyorsa ayrılmalıyız. Burada bulunmayı gerektiriyorsa bulunmalıyız. Bunun özellikle vurgulanması için ben görevden ayrılma talebimi ilettim. Puan hesaplamasında iki ayrı ekip hesaplayıp yapıyor. Farklı bir sonuç olursa nereden kaynaklandığı yapılıyor. Ama yerleştirmelerde şimdiye kadar buna benzer bir riskle karşılaşılmadığı için ikili yerleştirme yapılmadı. Bundan sonra yapılabilir belki, çokta isabetli olur.
2017 ÖSYS'DE BÜYÜK SKANDALÖSYM, 8 Ağustos'taki 2017 ÖSYS sonuçlarını açıkladığında yeni bir skandal yaşanmıştı. Adayların 8 Ağustos tarihinde duyurulan yerleştirmelerinde ek puan kullanılabilecek tercihlerinde 'ek puanlı yerleştirme puanları' yerine 'ek puansız yerleştirme puanları'nın dikkate alındığı tespit edildi. Gerçekleştirilen güncellemeyle 1110 adayın ilan edilen yerleştirmesi değişti. 1628 aday, daha önce bir programa girmemişken yerleşir duruma geldi, bir yeri kazandığı duyurulan 1499 aday ise yeni durumda herhangi bir bölüme yerleşemedi. Bu öğrencilerin çoğu imam hatip lisesi mezunu. İlgili adaylar, ÖSYM tarafından bilgilendirildi. Bazı hukukçular, kayıt yaptırılmadığından 1499 aday için kazanılmış hak olmadığını ancak manevi tazminat davası açılabileceğini belirtti.
ÖSYM bu skandal sonrasında büyük tepki almıştı.
"ŞAİBELİ DİYE BİR ŞEY SÖZ KONUSU OLAMAZ"Demir, basın mensuplarının soruları üzerine "Şaibeli diye bir şey söz konusu olamaz. Bu kural ilk kez bu yıl gelmiş. Üst üste gelince böyle bir hata ortaya çıkmış oldu. Bütün adaylar cevap kağıtlarına ulaşabiliyorlar" dedi.
Personelin kasıt taşımayan dikkatsizlikleri sonucu ortaya çıkan yerleştirme hatası nedeniyle ÖSYM'nin kurum olarak tartışılmasının önüne geçmek maksadıyla görevden ayrılma talebimi ilgili makama bugün itibarıyla sunmuş bulunmaktayım.
"HATA YAPTIK NE YAPACAĞIZ"Yapan 3 arkadaş akşam saatlerinde bana gelip böyle bir hata yaptık ne yapacağız dediler? Yapılacak olan hatayı düzeltip kamuoyunun bilgilendirilmesidir dedik ve bahsettiğim süreç böyle çalıştı. O arkadaşlarla ilgili ben kasıtsız bir kusur olduğunu gördüm ve onlara verilebilecek yaptırımın benim istifam bağlamında bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Yanlışlıkla yerleştirilen kişiler için nesnel hak mahrumiyetinden bahsedemeyiz ama idari kusur olduğunu kabul ediyoruz. Yanlışlık sonucu kişi bir hak kazanabiliyor olamaz. Kurum hata yaptıysa hatasının karşılığı yapılabilir. Kusurumuz var kurum olarak böyle yapmamalıydık.
"BİNLERCE KİŞİ KAMUDAN İHRAÇ EDİLDİ""ÖSYM'nin sistematik çalışması ve yapmasıyla ilgili bir güven sorunu olduğuna dair bir algı yok bende. Ama 2010 meselesi memleketimizin başına kabus gibi çökmüştür. Binlerce kamu görevlisi kamudan ihraç edilmiştir. Bütün bu kurumlara verilen zarar gibi buraya da zarar verilmiştir. Bunun dışında bu kurumun kendi doğal çalışma düzeni içerisinde kusur üretme meselesine ilişkin sabıkası söz konusu değil" dedi.
"İKİLİ YERLEŞTİRME YAPILABİLİR"Bu kuruma sahip çıkmalıyız. Hepimizin haklarını elde etmesinde rol alan bir kurumdur. Buna sahip çıkmak buradan ayrılmayı gerektiriyorsa ayrılmalıyız. Burada bulunmayı gerektiriyorsa bulunmalıyız. Bunun özellikle vurgulanması için ben görevden ayrılma talebimi ilettim. Puan hesaplamasında iki ayrı ekip hesaplayıp yapıyor. Farklı bir sonuç olursa nereden kaynaklandığı yapılıyor. Ama yerleştirmelerde şimdiye kadar buna benzer bir riskle karşılaşılmadığı için ikili yerleştirme yapılmadı. Bundan sonra yapılabilir belki, çokta isabetli olur.
2017 ÖSYS'DE BÜYÜK SKANDALÖSYM, 8 Ağustos'taki 2017 ÖSYS sonuçlarını açıkladığında yeni bir skandal yaşanmıştı. Adayların 8 Ağustos tarihinde duyurulan yerleştirmelerinde ek puan kullanılabilecek tercihlerinde 'ek puanlı yerleştirme puanları' yerine 'ek puansız yerleştirme puanları'nın dikkate alındığı tespit edildi. Gerçekleştirilen güncellemeyle 1110 adayın ilan edilen yerleştirmesi değişti. 1628 aday, daha önce bir programa girmemişken yerleşir duruma geldi, bir yeri kazandığı duyurulan 1499 aday ise yeni durumda herhangi bir bölüme yerleşemedi. Bu öğrencilerin çoğu imam hatip lisesi mezunu. İlgili adaylar, ÖSYM tarafından bilgilendirildi. Bazı hukukçular, kayıt yaptırılmadığından 1499 aday için kazanılmış hak olmadığını ancak manevi tazminat davası açılabileceğini belirtti.
ÖSYM bu skandal sonrasında büyük tepki almıştı.










